Dolar 32,5407
Euro 35,0041
Altın 2.435,63
BİST 10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Açık
İstanbul
30°C
Açık
Per 30°C
Cum 28°C
Cts 29°C
Paz 30°C

ENFLASYONUN ZİRVE YAPMASI YÖNÜNDE

ENFLASYONUN ZİRVE YAPMASI YÖNÜNDE
02 Haziran 2024 21:25 | Son Güncellenme: 02 Haziran 2024 21:26
A+
A-

Piyasalar enflasyonu bekliyor: Beklenti yüzde 75,8 ile enflasyonun zirve yapması yönünde

TL mevduat faizlerinin gerilemeye devam ettiğini ifade eden Stratejist son 2 haftada 6,4 puan düştüğünü dile getirdi. Özay, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) aldığı kararların etkisi görüldü. Yaklaşık 550 milyar TL’lik likidite çekildi. Likiditenin piyasadan çekilmesinin önümüzdeki dönemde mevduat faizleri tarafına da yansıyabileceğini söyleyebiliriz” dedi.

Mayıs ayında enflasyonun tepe noktayı görmesinin ardından, temmuz ve ağustos aylarındaki baz etkisi ile yıl sonu yüzde 40-45 bandında bir enflasyon beklendiğini dile getiren Tuğba Özay, “Beklenti yüzde 75,8 ile enflasyonun zirve yapması yönünde. 3 Haziran Pazartesi günü enflasyon açıklanacak. Ancak, sonraki aylarda enflasyonda baz etkisini göreceğiz. Önümüzdeki dönemde reel anlamda da TL’nin daha fazla değer kazanmaya başladığını, pozitif bir getiri sunduğunu görebiliriz. Bu beklenti enflasyondaki düşüşle paralel ilerliyor.” diye konuştu.

Geçen haftanın en önemli verisi büyüme rakamları oldu. Türkiye ekonomisi beklentilerin üzerinde büyüdü. Yüzde 5,2’lik bir büyüme beklenirken, Türkiye’nin büyüme oranı yüzde 5,7 oldu. Alt kompozisyonlar içerisinde 5,5 puanlık etkinin hane halkının tüketiminden kaynaklandığını, 0,5 puanlık etkinin de kamu tüketiminden geldiğini ifade eden Stratejist Tuğba Özay, ForInvest YouTube kanalında konuştu. Özay, “Yatırımlar tarafında beklentilerin altında yüzde 2,6 puanlık bir etki gelirken, 1,6 puanlık etki net ihracat tarafından geldi. Stoklar ise daralmaya işaret etti. 4,4 puanlık bir negatif etki ön plana çıktı. Tabii ki, sağlıklı büyüyen bir ekonomide, tüketimle büyüyen bir ekonomi olmak çok tercih edilmez. Bunun yerine hem yatırımlar tarafında hem ihracatla büyüyen bir ekonomi tercih edilir. Ancak, ihracatta rekabet koşullarının zorlaşması, en önemli ihracat pazarımız olan Avrupa’da talebin daralması gibi nedenlerle ihracatın etkisi düşük kaldı. Burada önümüzdeki dönemde özellikle mevcut para politikalarının devam etmesi, borçlanma maliyetlerinin yüksek kalması durumu düşünüldüğünde tüketimin bir miktar daha baskılandığını görme ihtimali var. Ancak, hane halkının tüketimi hız kesmeden devam ediyor. Bu da ekonomi yönetiminin ya da para politikası yapıcılarının çok görmek istediği bir tablo değil. Çünkü tüketimin baskılanması ve bunun akabinde enflasyonun düşmesi hedefleniyor.” dedi.

Dış ticaret açığı yükselişte

Önemli verilerden bir diğerinin de dış ticaret açığı olduğunu dile getiren Tuğba Özay, ForInvest Youtube kanalında şu ifadeleri kullandı: “Nisanda dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,9 arttı. Bu rakamla birlikte aslında 8 milyar 739 milyon dolardan, 9 milyar 863 milyon dolara yükselen bir dış ticaret açığı oldu. Ekonomik güven endeksi de nisan ayında geriledi. Mayıs ayında 0,8 oranında azalarak 98,2 değerini aldı. Diğer önemli konu ise son dönemlerde TL mevduat faizleri gerilemeye devam ediyor. Bunun nedenlerinden biri Kur Korumalı Mevduat (KKM) dönüşleri, yerli ve yabancının TL talebiyle piyasada oluşan likiditenin artmasıydı. Son toplantıda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası zorunlu karşılıklarda TL mevduatlar tarafında ve KKM’ye uygulanan zorunlu karşılık oranlarını artırmıştı. Bunu, piyasadan likidite çekmek için yapmıştı. Etkisini de yaklaşık 550 milyar TL’lik bir likidite çekilmesiyle gördük. Likiditenin piyasadan çekilmesinin önümüzdeki dönemde mevduat faizleri tarafına da yansıyabileceğini söyleyebiliriz. Şu anki rakamlara baktığımızda bu son 2 haftada TL mevduat faizlerinin 6,4 puan düştüğünü görüyoruz. Ancak bu düşüşe rağmen TL mevduatlar yatırımcı tarafından cazip olmaya devam ediyor. Yurt içi yerleşiklerin döviz talebinde azalma devam ediyor.”

TL’nin daha da değerlenmesi bekleniyor

Mayıs ayında enflasyonun tepe noktayı görmesinin ardından, temmuz ve ağustos aylarında baz etkisi ile enflasyonda gerileme beklendiğini de dile getiren Tuğba Özay, “3 Haziran Pazartesi günü enflasyon rakamları açıklanacak. Beklenti yüzde 75,8 ile enflasyonun zirve yapması yönünde. Ancak, sonraki aylarda enflasyonda düşüş bekleniyor. Önümüzdeki dönemde reel anlamda da TL’nin daha fazla değer kazanmaya başladığını, pozitif bir getiri sunduğunu göreceğiz. Bu beklenti, enflasyondaki düşüş beklentisiyle paralel ilerliyor. Diğer taraftan yabancıların tahvil alımları devam ediyor. Son 4 haftalık toplam tahvil alımlarına baktığımızda 6,5 milyar dolarlık bir alım söz konusu. Hisse senedi tarafında ise son 2 haftada satışların devam ettiği görülüyor.” dedi.

Uzun süredir gündemdeki yerini koruyan, Türkiye’nin gri listeden çıkıp çıkamayacağı konusunun da 28 Haziran’da son bulacağını ifade eden Tuğba Özay, “28 Haziran’da bu kararın açıklanması bekleniyor. CDS tarafında gerileme devam etmesine rağmen burada temkinli bir bakış hala ön planda. Yabancıda özellikle hisseden çıkıp biraz tahvile geçiyor gibi bir görünüm var.” diye konuştu.

REKLAM ALANI