Dolar 17,9607
Euro 18,6019
Altın 1.037,06
BİST 2.873,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Cum 31°C
Cts 30°C
Paz 27°C
Pts 29°C

ALTIN VE DOLAR FİYATLARI NASIL SEYREDECEK?

ALTIN VE DOLAR FİYATLARI NASIL SEYREDECEK?
REKLAM ALANI
A+
A-
05.05.2022
191

FED, politika faizinde 50 baz puan artışa gitti. 22 yıl sonra ilk kez bu kadar yüksek bir faiz artışına gidilirken piyasaların karara ne tepki vereceği merak ediliyor. Fed kararını yorumlayan Ekonomist-Finans Uzmanı Murat Özsoy dolar ve altın piyasasıyla ilgili uyarılarda bulundu.

 

FED’in faiz kararının açıklanmasından önce 50 baz faiz artışının piyasalar tarafından satın alındığını belirten Murat Özsoy Powell’ın basın açıklaması ve soru cevap kısmındaki süreçte Haziran ayı ile başlayacak yılın geri kalan kısmında toplamda kaç baz puanlık bir artışının olacağının yanıtlarının arandığı ifade eden Murat Özsoy piyasalarda özellikle de ABD borsa endekslerinde birtakım sert oynaklıklar yaşanabileceğini ifade etti.

halktv.com.tr’den Hava Asal’ın haberine göre “Nisan ayında yaptığım açıklamalarda Nasdaq yüzde 13.3; S&P yüzde .8.8, Dow Jones ise yüzde 4’den fazla oranda değer kayıpları yaşadığı üzerinde durmuş ve Powell’ın piyasalara güven aşılayıp aşılamayacağı önemli olacağını belirtmiştim” diyen Özsoy sözlerine şöyle devam etti:

Kayıplarını geri almak isteyen Powell’ın 75 baz puanlık artışın FED’in masasında olmadığını açıkça belirtmesi ve bundan sonraki birkaç toplantıda da 50 baz puan artışlara devam edeceklerini net olarak ifade etmesinin ardından ABD borsalarındaki artışların süratle yüzde 3 seviyelerine yaklaştığını gördük. Hatta S&P 500 endeksi Mayıs 2020’den bu yana en yüksek kazançları sağladı.

Bundan sonra da 50 baz puanlık artış olacak

Powell bu toplantıda, önümüzdeki toplantılara ilişkin belki de uzun zamandır hiç olmadığı kadar net şekilde öngörülebilir bir tavır sergiledi. Hem piyasalardaki 75 baz puanlık artış endişesini ortadan kaldırdı hem de bundan sonraki birkaç toplantıda 50 baz puanlık artış yapacaklarının sinyalini verdi. Özellikle 50 bps artışlar konusundaki net söylemi FED’in enflasyona karşı açtığı savaşta ne kadar kararlı olduğunun göstergesi olarak yorumluyorum. Powell’ın konuşması ardından artık tüm tartışmalar 50 bps artışlar bundan sonraki süreçte Haziran, Temmuz ve Eylül toplantılarını mı kapsayacak, yıl sonuna doğru yeniden 25 bps seviyesine çekilecek mi ve bu artışlar gelirse de ABD enflasyonu hedeflenen yüzde 2 seviyesine doğru geri çekilecek mi bu konu etrafında dönmeye başlayacak.

ABD Dolar Endeksi şu andaki seviyelerden daha da yukarılara çıkacak

FED’in önümüzdeki toplantılarda sergileyeceği bu faiz artış politikası ABD dolar endeksinin önümüzdeki yakın vadede şu andaki seviyelerden daha da yukarılara çıkacağını söylüyor. Hatta yılın son çeyreğine kadar olan dönemde 102 seviyesinin altında bir Dolar Endeksi görmeyeceğimizi düşünüyorum. Bu durum da dolar/TL kurunda yukarı yönde kuvvetlenme senaryosunu çok güçlü hale getiriyor. Yılın başından bu yana Mayıs ayını işaret ediyor ve dolar/TL kurunda eğer ekonomi yönetimi tarafından önlemler alınmaz ise kurda yükseliş riskinin gündeme geleceğini belirtiyordum. Şimdi bu risk çok daha önemli hale geldi. Ekonomi yönetimi tarafından TL’ye olan güven artırılmaz, rezervleri güçlendirici adımlar atılmaz ise dolar/TL kurunda 15 TL seviyesi geçilir ve artık bu seviyenin altını da pek göremeyiz diye düşünüyorum.

Enflasyonun düşüş trendine gireceğini beklemek büyük iyimserlik olur

Bu durum karşısında da TCMB’nin son enflasyon raporunda yıl sonuna ilişkin enflasyon tahminleri yine gerçeklerden oldukça uzak seviyelerde kalır diye düşünüyorum. Çünkü unutmayalım ki Türkiye’de enflasyonu tetikleyen en önemli unsur TL’nin değer kaybetmesi. TL’nin değer kaybına uğradığı bir ortamda ithal ara girdi mallarına bağımlı olan ekonomimizde enflasyonun düşüş trendine girmesini beklemek büyük iyimserlik olur.

Gram altın yatırımcıları kazanacak

Ons altın açısından baktığımızda toplantının hemen ardından 1888 dolar seviyesine bir yükseliş görmüş olsak da bundan sonraki birkaç toplantıda 50 baz puanlık artış politikasının ABD dolar endeksini güçlendirmesi ve bunun da ABD enflasyonda geri çekilmeler meydana getirmesi halinde ons altın yılın geri kalanında yılın ilk yarısına göre daha zayıf bir performans sergileyecektir diye düşünüyorum. Gram altın yatırımcıları açısından baktığımızda ise ons altındaki olası geri çekilmeler dolar/TL kurundaki muhtemel yükseliş ile yanyana geldiğinde bu durum gram altın yatırımcılarına daha fazla kazançlar sağlayabilir. Ons altındaki bu geri çekilme ile gram altın her ne kadar 900 TL altına çekilmiş olsa da orta vadede yeniden bir toparlanma olacağını ve gram altının yeniden 915 TL-920 TL seviyelerine doğru bir toparlanma sürecine gireceğini düşünüyorum.

REKLAM ALANI