Dolar 17,0229
Euro 17,4927
Altın 967,21
BİST 2.371,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Açık
İstanbul
30°C
Açık
Per 29°C
Cum 28°C
Cts 24°C
Paz 24°C

2022’DE ÇALIŞMA ŞEKLİMİZ DEĞİŞTİ, PEKİ YA VERİLERİNİZİ KORUMA ŞEKLİMİZ?

2022’DE ÇALIŞMA ŞEKLİMİZ DEĞİŞTİ, PEKİ YA VERİLERİNİZİ KORUMA ŞEKLİMİZ?
REKLAM ALANI
A+
A-
19.05.2022
173

Bir kuruluşun uzaktan çalışmasını sağlamak, beraberinde birtakım zorluklar getiriyor. En büyük fakat yeterince önemsenmeyen zorlukların başında veri merkezlerinde, uç konumlarda ve bulutlarda geleneksel ve modern uygulamalardan gelen verileri yönetmek, korumak ve kurtarmak geliyor.

Dell Technologies Veri Koruma Çözümleri Ülke Müdürü Şevket Ağaoğlu pandemiden sonra değişen veri koruma yöntemlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Ağaoğlu “COVID-19 pandemisinin başlarında, bir gecede evden çalışmaya geçtik. Bugün hibrit çalışmanın benimsenmesiyle evden çalışma uygulamalarının devam etmesi, verilerin artık belirli bir plan olmaksızın yönetilemeyeceği anlamına geliyor” dedi.

Kuruluşların son zamanlarda verilerin yalnızca depolanması değil, aynı zamanda korunması gerektiğini de fark etmeye başladıklarını söyleyen Ağaoğlu, IDC’nin son araştırmalarından birinin sonuçlarını paylaştı.

IDC’ye göre, veri koruma cihazları 4 milyar ABD doları büyüklüğünde bir küresel pazar hâline gelmiş durumda. Dell Technologies 2020 Dijital Dönüşüm Endeksi bulgularındaysa, dijital dönüşümün önündeki en büyük engel olarak veri ve gizlilik endişelerine işaret ediliyor.

Veri korumasını yeniden düşünmek 

Uçta üretilen verilerdeki büyük artış, suçlular hem “yeni normal” hem de COVID-19 ile ilgili endişelerden yararlanmaya çalıştığı için tehditleri de artırıyor.

Ağaoğlu “Dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de verilerin hacmi, çeşitliliği ve hızı artmaya devam ettiğinden, daha fazla kuruluşun veri odaklı bir kültür inşa ettiği ve verileri otomatikleştirmek ve ölçeklendirmek için teknolojiye yatırım yaptığı görülüyor. Kuruluşlar, veri çağına öncülük etmek için veri yönetimi ve koruma stratejilerini her zamankinden daha fazla geliştirmeleri ve iyileştirmeleri gerektiğinin farkındalar. Ancak teknolojik gelişmelerle birlikte bu konuda daha kapsamlı ve bütüncül bir strateji ve eylem planına ihtiyaç var” dedi.

Zira veri korumanın, insanlara ziyaret ettikleri web siteleri hakkında daha dikkatli olmalarını söylemek veya şifrelerini düzenli olarak değiştirmelerini hatırlatmak kadar basit bir konu olmadığını söyleyen Ağaoğlu, kuruluşların veri merkezleri, farklı çalışma lokasyonları ve çoklu hibrit bulut dağıtımları gibi birden fazla konuma dağıtılmış veri ve uygulamalara sahip olduğunu vurguladı.

Dell Technologies’in 2020 Küresel Veri Koruma Endeksi Durum Analizi, kuruluşların yönetmesi gereken veri miktarı arttıkça kapsamlı bir veri koruma yaklaşımı sürdürmenin hayati önem kazandığını gösteriyor. Bu da demek oluyor ki bugün kuruluşlar, sahip oldukları verilerini koruma yöntemleri üzerinde yeniden düşünmeli.

Evlerimiz artık yeni uç 

İnternet altyapısı, uzaktan çalışmanın getirdiği artan yükü büyük ölçüde karşılayabilecek kapasitede olmasına rağmen, ağların evlerde de tıpkı ofis ortamlarında olduğu gibi hızlı yanıt verebilmelerine ihtiyaç var.

Ağaoğlu “Aynı hizmet düzeyi olmadan çalışanlar, kolaylık elde etmek adına önemli veri işleme davranışlarını es geçebiliyorlar. İş yerinde bulunan bir sunucuyla bağlantı kurmanın çok uzun sürmesi durumunda, insanlar zamanla kişisel cihazlarına daha fazla belge kaydetmeye başlıyor. Bu da korunmasız verilere ve verilerin birden fazla platformda “çifte işlenmesine” veya çoğaltılmasına/kopyalanmasına yol açıyor” dedi.

Sorunun ölçeği azımsanmamalı diyen Ağaoğlu sadece bulunulan yakın çevrenin güvenliğini sağlamakla kalmayıp tüm bilgilerin güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Ağaoğlu “Bir kuruluştaki bir kişi bile veriyi kişisel cihazına kaydediyorsa, bu yüzlerce hatta binlerce kullanıcıyla çarpıldığında inanılmaz miktarda güvenli olmayan veri anlamına geliyor” dedi.

Uçta üretilen devasa miktardaki veriyi güvenli bir şekilde yönetmek için kuruluşların esnek, ölçeklenebilir ve yönetilebilir altyapıya yatırım yapması gerekiyor diyen Ağaoğlu Dell Technologies 2020 Dijital Dönüşüm Endeksi’nden diğer verileri paylaştı. Endekse göre, kuruluşların yüzde 69’u uç teknolojilere yatırım yapıyor.

Ağaoğlu’na göre bu noktada karşımıza çıkan Hiper Birleşik Altyapı (HCI), karmaşıklığı azaltıp ölçeklenebilirliği artırarak bizim için çalışan bir bulutu kullanmanıza olanak sunuyor. İş yüklerini buluta taşımak maliyetleri düşürüyor, daha fazla denetim sağlıyor ve güvenliği artırıyor.

Şevket Ağaoğlu “Bu sorunu çözmeye yardımcı olabilecek depolama teknolojilerini araştırırken hem mevcut hem de gelecekteki iş ihtiyaçlarınızı anlamak da çok önemli” diyor.

Veri yönetişimini sürdürmek için yöntemler geliştirmek, dikkat edilmesi gereken bir diğer kritik alan. Öyle ki, erişilebilirliği korurken verilerin güvende tutulmasının ve doğru bir şekilde yönetilmesinin sağlanması, çalışanların verileri yerel olarak depolamasının ve potansiyel olarak kuruluşların korunmasız kalmasının azaltılmasına yardımcı oluyor. Yeni altyapının kullanılması, verilerin onu kullanması gereken kişilerin erişebileceği bir yerde tutulmasını da sağlıyor.

Yapılandırılmamış verileri uçta yönetme

Uçta üretilen verilerin çoğu, yapılandırılmamış verilerdir. Ancak Ağaoğlu’na göre hepsini bir araya toplamak bir konu; bunlara erişmek, bunları anlamak ve güvende tutmaksa bir başka konu. Verilerin hacmi, konumu ve yapısal olmayan doğası nedeniyle, bu büyük yapılandırılmamış veri havuzunda ihtiyaç duyduklarını bulmak isteyen kuruluşlar içinse birtakım zorluklar olduğunu söylemek gerekiyor.

Ağaoğlu konuya ilişkin şunları söyledi;

“Her bütçeye hitap eden all-flash, hibrit ve arşiv NAS platformlarının yaygınlaşması sayesinde yapılandırılmamış verilerin saklanması artık kolaylaştı. Yapay Zekâ (AI) teknolojileri, yapılandırılmamış verileri incelemek ve analiz etmek için kullanılıyor. Makine Öğrenmesi, Doğal Dil İşleme, Örüntü Tanıma algoritmaları ve konuşmayı metne dönüştürme gibi teknolojiler, verilerinizin sınıflandırılması ve anlaşılmasında önemli rol oynuyor.”

Veri koruma stratejisinin önemi 

Uç noktanın korunması, verilerin güvenliğinin sağlanmasında önemli bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle, tutarlı ve stratejik bir veri yönetimi ve koruma sürecine sahip olmak, işlerin doğru ilerlemesinde hayati önem taşıyor.

Kendimizi aniden içinde bulduğumuz bu yeni dünyada, kuruluşların uç nokta güvenliği ve temel güvenlik yeteneklerine yatırım yapmaları gerekecek diyen Ağaoğlu, bu nedenle veri koruma, kuruluşların en değerli kaynağı olan verileri uçta, yani en korunmasız yerde korumak için kapsamlı ve sistematik bir yaklaşım benimsemesini gerektirdiğini vurguladı.

Ağaoğlu kişiye özel olarak tasarlanan ve işleyen bir veri koruma stratejisinin olması gerektiğini belirtti.

REKLAM ALANI